İlginç Almanca Atasözleri ve Deyimleri

İlginç Almanca Atasözleri ve Deyimleri

İlginç Almanca Atasözleri ve Deyimleri
İlginç Almanca atasözlerinin tercümelerine ve anlamlarına bakalım;

İlginç Fransızca atasözleri için tıklayın.

İlginç Rusça atasözleri için tıklayın.

İlginç Almanca Atasözleri ve Deyimleri - 01

  •         Alte Füchse gehen schwer in die Falle: Yaşlı bir kurt tuzağa zor gider.

o   Anlamı: Deneyimli biri hataya zor düşer
 
  • ·         Aus einem Stein ist schwer Öl pressen: Bir öküzün sağılması zordur.

o   Anlamı: Olmayacak işte ısrar edilmez.
 
  • ·         Aus einer Mücke einen Elefanten machen: Çekirgeden fil yapmak

o   Anlamı: Bir şeyi abartmak
 
  • ·         Beiß nicht in die Hand, die dich füttert.: Sizi besleyen eli ısırmayın.

o   Anlamı: Yardım edene ihanet edilmez.
 
  • ·         Besser ein Spatz in der Hand, als eine Taube auf dem Dach.: Eldeki serçe çatıdaki güvercinden iyidir.

o   Anlamı: Dimyata pirince giderken, eldeki bulgurdan olmayın.
 
  • ·         Deine Wäsche wasche zu Hause.: Çamaşırınızı evde yıkayın.

o   Anlamı: Hatalarınızı başkalarına söylemeyin.
 
  • ·         Die Ochsen hinter dem Wagen spannen.: Öküzü vagonun arkasına bağlamak.

o   Anlamı: İşleri sırasına göre yapmak
 
  • ·         Der Horcher an der Wand hört seine eigene Schand.: Duvarın arkasındaki dinleyici kendi utancını duyar.

o   Anlamı: Başkalarının konuşmalarına kulak kabartan kendisiyle ilgili kötü şeyleri duyar.
 
  • ·         Der Hund bellt und die Karawane geht vorüber.: Köpekler havlar ve karavan yola devam eder.

o   Anlamı: İnsanların konuşması sizin hayatınızı değiştirmez.
 
  • ·         Du siehst den Wald vor lauter Bäumen nicht.: Ağaçların içinden ormanı göremezsiniz.

o   Anlamı: Küçük detaylar bütünün görülmesini zor kılar.
 
  • ·         Ein Heute ist besser als zehn Morgen.:Bugün, on yarından iyidir.

o   Anlamı: Gelecek değil, şimdiki an önemlidir.
 
  • ·         Halt’s Maul, so fliegt dir keine Mücke hinein.: Ağzını kapa ki, sinekler içine girmesin.

o   Anlamı: Çok konuşma ki, başına bir dert gelmesin.
 
  • ·         Keiner weiss wo dem Andern der Schuh drückt.: Kimse, diğerinin ayakkabısının nereden sıktığını bilemez.

o   Anlamı: Acıyı çeken bilir.
 
  • ·         Krummes Holz gibt auch gerades Feuer.: Eğri odun, düzgün ateş verir.

o   Anlamı: Bir işin başarılı olması için gösterişli olması değil, nitelikli olması gerekir.
 
  • ·         Man findet bald einen Stecken, wenn man einen Hund schlagen will.: Bir köpeği dövmek isteyen, bir çubuk bulur.

o   Anlamı: Kurt kuzuyu yemek isterse suyumu bulandırdın dermiş. Birine kötü davranmak isteyen illa bir sebep bulur.  
 
  • ·         Morgenstund hat Gold im Mund.: Sabahın ağzında altın vardır.

o   Anlamı: Erken kalkmak faydalıdır.
  • Niemand kann sich über das Meer beklagen, der zum zweiten Male Schiffbruch erlitten hat.: İki defa gemide batan hiç kimse deniz hakkında şikayet edemez.
o   Anlamı: Başarısız bir işi tekrarlayan sonuçlarından dolayı üzülemez.
 
  • ·         Nur tote Fische schwimmen mit dem Strom.: Akıntı ile sadece ölü balıklar yüzer.

o   Anlamı: Düşünemeyenler önyargıya kapılırlar.
 
  • ·         Schuster, bleib bei deinen Leisten.: Ayakkabıcı, kendi işini yap.

o   Anlamı: Herkes bildiği işi yapmalıdır.
 
  • ·         Wer Honig lecken will, darf die Bienen nicht scheuen.:  Bal tatmak isteyen arılardan utanmamalıdır.

o   Anlamı: Gülü seven dikenine katlanır.
 
  • ·         Wie man in den Wald hineinruft, so schallt es zurück.: Ormanı çağıran, kendi sesini duyar.

o   Anlamı: Birine kötü söz söyleyen, ondan iyi söz beklemesin.

 

Bir yanıt yazın